Afyonkarahisar’ın ayazında, dondurucu bir kış günü görev yapıyordu Jandarma ekibi. Yol kontrolü sırasında yaşlı bir amcayla teyzenin bulunduğu aracı durdurdular. Evrak incelemelerinin ardından, tespit edilen birkaç küçük eksiklik nedeniyle kurallar gereği cezai işlem uygulandı ve ceza makbuzu amcaya teslim edildi.
Amca makbuzu alıp tam aracına doğru yönelmişti ki aniden durdu, geri döndü ve Jandarma Astsubay’ın gözlerinin içine bakarak sordu:
– Evladım, sana bir kere sarılabilir miyim?
Yazdığı cezadan sonra insanların genelde sitem etmesine alışkın olan Astsubay şaşırdı:
– Hayırdır amca, niye sarılmak istedin?
Amca, derin bir sessizliğin içinden fısıldadı:
– İçimden geldi evladım…
Astsubay, yüzündeki sıcak bir tebessümle kollarını açtı:
– Gel amcam, sarılalım.
İki beden Afyon’un soğuğunda birbirine kenetlendi. Ayrıldıklarında amcanın gözleri dolmuştu. Hiçbir şey söylemeden, hızlı adımlarla aracına yürüdü ve direksiyona geçti.
Bu ani duygu değişimine anlam veremeyen Astsubay, amcanın yanına giderek ısrar etti:
– Amca, ne olur söyle, niçin ağlıyorsun?
Amca gözleri buğulu bir şekilde yanındaki eşine baktı; teyze de sessizce gözyaşı döküyordu. O sırada yanlarına gelen Uzman Çavuş da merakla onları izliyordu. Amca daha fazla dayanamadı, şefkat dolu bakışlarını Astsubay’a dikerek içini döktü:
– Benim oğlum yaşasaydı tam senin yaşlarında olacaktı evladım… Cizre’de şehit düştü.
O cümle, Afyon’un dondurucu rüzgarında bir kurşun gibi yankılandı. Astsubay da Uzman Çavuş da oldukları yere çakıldılar. Zaman o an durdu; dünyevi tüm dertler, mesainin yorgunluğu, soğuk hava birden buharlaştı. Göğüslerinin ortasına kor bir ateş düşmüştü.
Amca aracı vitese takıp tam hareket edecekken Astsubay ve Uzman Çavuş aracı durdurdu. Amcanın elindeki ceza makbuzunu ısrarla geri aldılar.
Yaşlı adamın nasırlı ellerine sarılıp öpen askerler, boğazlarındaki düğümle konuşabildiler:
– Biz de senin birer evladınız amca. Evlatlar babalarının cezasını öder. Gerçi bu cezanın bedeli Cizre’de canla, kanla çoktan ödenmiş… Ama müsaade et, bu makbuzu bugün biz ödeyelim.
Gözyaşları ve hürmetle uğurladılar şehit babasını.
Oğlunun ve bu vatan uğruna can veren tüm şehitlerimizin ruhları şad, mekanları cennet olsun.

