Drogba'nın Gözyaşları

Drogba’nın Gözyaşları

Takvim yaprakları 8 Ekim 2005’i gösterdiğinde, zaman Batı Afrika’nın ortasında adeta soluğunu tutmuştu. İç savaşın karanlık gölgesiyle kavrulan, kardeşin kardeşe kıydığı topraklarda yıpranmış bir halk, kaderini ufak bir meşin yuvarlağın peşinde arıyordu. O gün Fildişi Sahili Milli Takımı, yeşil sahada Sudan’ı mağlup ederek 2006 Dünya Kupası biletini cebine koydu. Fakat asıl mucize, hakemin son düdüğüyle biten maçta değil; soyunma odasının sıcağında, kameraların karşısında filizlendi.

Ülkedeki tüm televizyon ekranları canlı yayına geçtiğinde, sevinç çığlıklarının arasında aniden derin bir sessizlik hâkim oldu. Takımın karizmatik lideri Didier Drogba mikrofonu eline aldı ve bir milletin umudunu omuzlarında taşıyarak dizlerinin üzerine çöktü. Gözlerinde birikmiş yaşlar, kalbinde ise yangın yeri olan vatanının sızısıyla, tarihin altın sayfalarına kazınacak şu sözleri haykırdı:

“Lütfen silahları bırakın. Bayanlar baylar. Fildişi Sahili’nin kuzeyindekiler, güneyindekiler, merkezindekiler, batısındakiler. Biz bugün tüm Fildişi halkının bir arada var olabileceğini, tek bir amaç uğruna oynayabileceğini gösterdik. Biz kutlamaların insanları birleştireceğinin sözünü verdik. Size dizlerimizin üzerinde yalvarıyoruz. Affedin! Affedin! Affedin! Afrika’da bunca zenginliğe sahip bir ülke savaşa sürüklenmemeli. Lütfen silahlarınızı bırakın. Seçimlere gidin. Her şey daha iyi olacak…”

Drogba’nın samimiyet dolu gözyaşları, barut kokan havayı bir anda dağıttı. Yeşil sahada başlayan o birleştirici ruh, can siperlerinin ötesine geçerek nefretin sesini bastırdı; bir futbolcunun içten haykırışı, acıyla kavrulan topraklara nihayet barışın ve kardeşliğin tohumlarını ekti.

Yorum bırakın